Barnabas İncili
EN
BelgelerTarihi Belgeler

Bölüm 108 —

1 dk okumaİncil metni

Uyanıklık ve Ruhun Uykusu.

«Bakın, (şimdi de) uyanık olmakla ilgili size söyleyeceklerime kulak verin. Nasıl, vücudun uyuması ve ruhun uyuması diye iki tür uyuma varsa, böyle de, uyanık olmakta, vücut uyurken ruhun uyumamasına dikkat etmelisiniz. Çünkü, bu en ağır bir hatadır. Deyin bana, benzetme olsun diye (söylüyorum) : Yürürken kendini kayaya çarpan ve ayağını kayaya vurmamak için kaçındıkça başını vuran bir adam var. Nedir böylesi bir adamın durumu?»
«Zavallı» diye cevap verdi havariler, «çünkü, böyle bir adam kendinde değildir.»
O zaman, İsa dedi: «İyi cevap verdiniz, çünkü, bakın size diyorum ki, vücuduyla uyanık olup, ruhuyla uyuyan kendinde değildir. Manevî kötürümlük maddî olandan daha çok ağırsa, iyileşmesi de daha zor olur. Bu bakımdan, böylesi bir zavallı, yaşamanın başı olan ruhuyla uyuma bedbahtlığının farkına varmayıp da, yaşamanın ayağı olan vücuduyla uyumadığı için övünecek midir? Ruhun uyuması, Allah'ı ve korkunç hükmünü unutmaktır. Öyleyse, uyanık olan ruh, her yerde ve her şeyde Allah'ı duyan ve daima her an Allah'tan rahmet ve bereket gördüğünü bilerek, her şeyde her şey kanalıyla ve her şeyin üstünde O'nun celal ve azametine şükür eden (ruh) tur. Bu bakımdan, O'nun celal ve azametinden korkan ruhun kulağında ~şu meleki söz yankılanır durur: "Yaratıklar, hükme gelin, çünkü Yaratıcı'nız sizi yargılamak diliyor." Çünkü, o hep Allah'a kulluk eder durur. Söyleyin bana, daha fazlasını, bir yıldızın ışığıyla veya güneşin ışığıyla görmek istemez misiniz?
Andreas cevap verdi: "Güneşin ışığıyla; çünkü, yıldızınkiyle yakındaki dağları (bile) göremeyiz, ama günesin ışığıyla en minnacık bir kum tanesini görürüz. Bu nedenle de, yıldızın ışığında korkarak yürürken, güneşin ışığında güvenle yürürüz."