Bölüm 122 —
Sadaka ve Tövbe.
«Hırs ve tamaha gelince, bu da sadaka vermeye çevrilmelidir. Bakın, size diyorum ki, nasıl çekülün(terazi) denge olarak merkezi varsa, tamahkârın da sonunda varacağı yer olarak Cehennem vardır. Neden biliyor musunuz? Anlatacağım size: Ruhumun huzurunda durduğu Allah sağ ve diridir ki, tamahkâr diliyle sessiz bile olsa yaptıklarıyla der: "Benden başka Allah yoktur." Sahip olduğu ne varsa, başını, sonunu, çıplak doğup, her şeyi (ardında) bırakarak öleceğini düşünmeden istediği gibi harcar.»
«Şimdi söyleyin bana, Hirodes size bakmanız için bir bahçe verse, siz de kendinizi hemen sahip yerine koyup, Hirodes'e hiç meyve göndermeseniz ve Hirodes size adam gönderip meyve istediğinde elçileri kovsanız, söyleyin bana, kendinizi bu bahçenin kralları yapmış olmaz mısınız? Mutlaka, öyle. Şimdi, diyorum ki size, aynen tamahkâr adam da böyle, Allah'ın kendine vermiş olduğu zenginliği üzerinde kendini ilâh yapar.
«Hırs ve tamah, zevkine göre yaşamasının günahıyla Allah'ı yitiren ve kendinden gizli olup, çevresini iyilikleri yerine koyduğu geçici şeylerle kuşatan Allah'tan memnun olmayan nefsin bir susuzluğudur; ve bu (susuzluk) arttıkça, kendini o kadar çok Allah'tan uzaklaşmış bulur.
«Ve, günahkârın doğru yolu bulması, tevbe etme lûtfunda bulunan Allah'tandır. Babamız Davud da şöyle der: "Bu değişim Allah'ın sağ elinden gelir."
«Pişmanlığın nasıl olması gerektiğini bilmek istiyorsanız, size insanın ne tür (bir şey) olduğunu anlatmam lâzım. Ve, bugün bize iradesini sözlerim aracılığıyla bildirme lûtfunda bulunan Allah'a şükürler edelim.»
«Bundan sonra ellerini kaldırıp dua ederek, dedi: "Merhametiyle bizi yaratan, bize Doğru Elçi'nin diniyle kulların insanlar mertebesi veren Kadir ve Rahim Rabb Allah, tüm nimetlerin için sana şükreder, günahlarımıza hayıflanarak, namaz kılıp zekât vererek, oruç tutup Kelimen üzerinde çalışarak, iradeni bilmeyenlere öğreterek, Sen'in sevgin için dünyanın sıkıntılarını çekerek ve Sana kulluk için ölüm üzerine hayatımızdan geçerek seve seve yalnızca Sana ibadet ederiz. Sen ey Rabb, seçtiklerini koruduğun gibi, Kendi benliğin aşkına ve bizi kendisi için yarattığın Elçin aşkına ve tüm kutsal (kul)ların ve peygamberlerin aşkına bizi Şeytan'dan, bedenden ve dünyadan koru!"
Havariler karşılık verdiler: "Amin, Amin Rabb, Amin ey merhametli Allah'ımız."