Barnabas İncili
EN
BelgelerTarihi Belgeler

Bölüm 129 —

1 dk okumaİncil metni

Allah'ın Huzurunda Tevazu ve Cüzamlı Simon.

«Olur ya, bir insanın bahçe haline getirdiği ormanı kestin diye balta kendi kendiyle öğünsün mü? Asla, çünkü her şeyi yapan insandır; baltayı da kendi elleriyle yapmıştır.
«Ve sen ey insan, Allah'ımızın seni çamurdan yarattığını ve yapılan her iyiliği sende (O'nun) yaptığını göre göre, iyi bir şey yaptım diye kendinle öğünür müsün?
«Ve hangi nedenle komşunu hor görürsün? Bilmez misin ki, eğer Allah seni Şeytan'dan korumamış olsaydı, sen Şeytan'dan daha kötü olurdun.»
«Şimdi bilmez misin ki, tek bir günah en güzel meleği en iğrenç Şeytan yapar. Ve dünyaya gelen en tam insan Adem'i tüm soyuyla birlikte bizim çektiklerimizi çeken zavallı bir varlık haline getirdi. O halde hiç korkmadan kendi keyfince yaşayabileceğin faziletle ilgili hangi hükme sahipsin ki? Yazıklar olsun ey çamur, çünkü kendini seni yaratan Allah'ın üstüne çıkardığından, sana tuzak kuran Şeytan'ın ayaklarının altına indirileceksin.»
Ve İsa böyle deyip ellerini Rabbe kaldırarak dua etti. Ve insanlar da «Amin, Amin.» dedi. Duasını bitirince mabedin kürsüsünden indi. Bunun üzerine başına pek çok hasta üşüştü ve onları iyileştirerek mabetten ayrıldı. O zaman, İsa'nın hastalığını gidermiş olduğu bir cüzzamlı, Simun kendisini yemeğe davet etti.
İsa'dan nefret eden kâhinler ve bilginler, Roma askerlerine İsa'nın tanrılarına karşı söylediklerini bildirdiler. Kuşkusuz, O'nu öldürmenin yollarını aradılar, ama bulamadılar, çünkü halktan korkuyorlardı.
İsa, Simun'un evine varıp, sofraya oturdu. Ve, yemeğini yerken gördü ki, Meryem adında bir sokak kadını eve girip kendini İsa'nın ayakları altındaki yere atarak onları gözyaşlarıyla yıkıyor, değerli bir yağ sürüyor ve başının saçlarıyla siliyor.
Simun yemeye oturan herkesle birlikte bir rezaletle karşılaştığını düşündü. Ve kalplerinden dediler: «Eğer bu adam bir peygamber olsa, bu kadının kim ye ne türden olduğunu bilir ve onu kendisine dokundurmaz.»
İsa dedi: «Simun, sana söyleyecek bir şeyim var.» Simun karşılık verdi: «Konuş ey muallim, çünkü sözlerini arzuluyorum»