Bölüm 154 —
Özgür İrade ve Allah'ın Merhameti.
Sonra İsa'nın yanına bir fakih yanaştı ve ona dedi: «Sayın muallim, bana anlat ki Allah, babalarımıza neden ekin ve meyve bahşetmedi? Düşeceklerini bildiğinden, mutlaka kendilerine vermeli veya insanlara onu görme eziyetini çektirmemeliydi.»
İsa cevap verdi: «Adam, sen bana iyi dersin, fakat hata edersin, çünkü yalnızca Allah iyidir. Ve, Allah'ın neden senin beynine göre iş yapmadığını sormakla daha çok hata edersin. Yine de sana cevap vereceğim. O halde sana diyorum ki, Yaratıcımız Allah işinde kendisini bize uydurmaz, bu bakımdan meşrû olan, yaratılmışın O'nun yöntemini ve uygunluğunu değil de, bunun yerine, Yaratanın yaratılmışa değil, yaratılmışın Yaratan'a bağlı kalması için Yaratıcısı Allah'ın şanını araştırmasıdır. Ruhumun huzurunda durduğu Allah sağ ve diridir ki, eğer Allah insana her şeyi vermiş olsaydı, insan, kendisinin Allah'ın kulu olduğunu bilmeyecekti; ve böylece de kendini Cennet'in efendisi sayacaktı. Bu bakımdan, her zaman Azîm ve Sübhan olan Yaratıcı, Kendine bağlı kalsın diye insanı yemekten men etti.
«Ve, bakın size diyorum ki, kimin gözünde ışık varsa her şeyi açık görür ve bizzat karanlıktan bile ışık çıkarır; fakat kör böyle yapmaz. Bu nedenle diyorum ki, eğer insan günah işlememiş olsaydı, ne ben ne de sen Allah'ın merhametini ve adaletini bilmeyecektik. Ve, eğer Allah, insanı günah işleme istidadında yaratmamış olsaydı, bu konuda o, Allah'a eşit olacaktı. Bundan dolayı, Sübhan Allah insanı iyi ve adaietli yarattı,- ama kendi hayatı, kurtuluşu ve batışıyla ilgili olarak istediğini yapmakta serbest bıraktı.»
Fakih bunları işitince dondu kaldı ve şaşkınlık içinde ayrılıp gitti.