Barnabas İncili
EN
BelgelerTarihi Belgeler

Bölüm 160 —

2 dk okumaİncil metni

Ahav, Melek ve Yalan.

O zaman, yazan dedi: «Peygamber Danyal, İsrail krallarının ve tiranlarının tarihini anlatırken şöyle yazar: "İsrail kralı, Ammoniler olan Belial oğullarına (yani, fasık/facirlere) karşı savaşmak için Yahuda kralıyla birleşti. Şimdi, Yehuda kralı Yehoşafat ve İsrail kralı Ahab ikisi birlikte Samiriyede bir tahtta otururlarken, önlerine dört yüz yalancı peygamber gelip, İsrail kralına dediler: "Ammonîlere karşı çık, çünkü Allah onları senin ellerine verecek. Ve sen Ammon'u parçalayacaksın."
O zaman Yehoşafat dedi: 'Burada babalarımızın Allah'ının herhangi bir peygamberi var mıdır?'
Ahab cevap verdi: 'Yalnızca bir tane var, o da şerlidir, çünkü benimle ilgili olarak her zaman şer haber verir durur; ve ben de onu hapiste tutuyorum.' Böyle, yani 'yalnızca bir tane var', çünkü Ahab'ın fermanıyla o kadar çok peygamber öldürülmüştü ki, peygamberler sizin de dediğiniz gibi ey muallim" insanların bulunmadığı dağ tepelerine kaçmışlardı.»
O zaman Yehoşafat dedi: «Onu buraya çağırt bakalım, ne der.».
Bunun üzerine Ahab Mikaya'nın oraya çağırılmasını emretti. O da ayağında bukağılarla ve hayatla ölüm arasında bulunan bir insan gibi, şaşırmış bir yüzle geldi.
Ahab kendisine sorup dedi: «Allah adına konuş Mikaya, biz Ammoniler'e karşı çıkacak mıyız? Allah, onların şehirlerini bizim ellerimize verecek mi?»
Mikaya cevap verdi: «Çık, çık, çünkü başarılı bir şekilde çıkacak ve yine daha başarılı bir şekilde ineceksin!»
O zaman, yalancı peygamberler Mikaya'yı Allah'­ın gerçek bir peygamberi olarak övüp, ayaklarındaki bukağıları kırıp çıkardılar.
«Allah'ımızdan korkan ve hiçbir zaman putlar önünde diz çökmemiş olan Yehoşafat Mikaya'ya sorup, dedi: "Bu savaş işini nasıl görüyorsun, babalarımızın Allah'ı aşkına doğruyu konuş."
Mikaya cevap verdi: "Ey Yehoşafat, senin yüzün için korkuyorum. Bu nedenle diyorum ki sana, İsrail kavmini çobansız koyun gibi görüyorum."
O zaman Ahab gülümseyerek, Yehoşafat'a dedi: "Sana bu herifin yalnızca şerri haber verdiğini söylemiştim de, sen inanmamıştın."
Sonra ikisi de dediler: "Şimdi, bunu nerden bilirsin ey Mikaya?"
Mikaya cevap verdi: "Herhalde Allah'ın huzurunda bir melekler heyeti toplandı ve ben Allah'ın şöyle gediğini işittim: 'Ahab'ı Ammon'a karşı çıkıp, öldürülmesi için kim kandıracak?' Bunun üzerine, biri bir şey dedi, öbürü bir başka şey dedi. Sonra, bir melek gelip dedi: 'Rabb, ben Ahab'a karşı savaşacak ve yalancı peygamberlere gidip, yalanı onların diline koyacağım ve böylece o da karşı çıkıp, öldürülecek.' Ve Allah bunu duyunca dedi: "Şimdi git ve öyle yap, çünkü sen başaracaksın.""
O zaman yalancı peygamberler kızdı ve reisleri Mikaya'nın yanağına tokat atıp, dedi: 'Ey Allah'ın fasığı, gerçeğin meleği ne zaman bizi bıraktı da sana geldi. Söyle bize, yalanı getiren melek bize ne zaman geldi?'
Mikaya cevap verdi: 'Kralınızı aldattığınız için, öldürülmek korkusuyla evden eve kaçtığınız zaman öğreneceksiniz.'
O zaman Ahab gazaba gelip dedi: 'Mikaya'yı yakalayın, ayaklarındaki bukağıları yanağına vurun ve ben dönünceye kadar kendisine arpa ekmeği ve su verin, çünkü şu anda, ona nasıl bir ölüm biçeceğimi bilmiyorum.'
Sonra gittiler ve her şey Mikaya'nın dediği gibi oldu. Çünkü, Ammoniler'in kralı kullarına dedi: 'Bakın, ne Yehuda kralına, ne de İsrail reislerine karşı savaşıyorsunuz, ama, düşmanım olan İsrail kralı Ahab'ı öldürün.'
O zaman İsa dedi: 'Burada kal Barnabas çünkü amacımız açısından bu kadarı yeterli.'