Bölüm 81 —
İsa ile Samiriyeli Kadın Yakup Kuyusunda.
«Söyleyin bana, eğer kâhinler Allah'ın ahd sandığını taşırken bırakıp yere düşürmüşlerse, bu onların büyük bir günahı değil midir?»
Havariler bunu duyunca titrediler, çünkü, Allah'ın sandığına yanlış dokunduğu için Allah'ın Uzza'yı öldürdüğünü biliyorlardı. Ve dediler: «Böyle bir günah en feci olanıdır.»
O zaman İsa dedi: «Allah sağ ve diridir ki, Allah'ın onunla her şeyi yarattığı ve ona uymakla size sonsuz hayat sunduğu sözünü unutmak daha büyük bir günahtır.»
Ve İsa böyle deyip dua etti. Duasından sonra dedi: «Yarın Samiriye'ye varmamız gerekiyor, çünkü, Allah'ın kutsal meleği bana böyle dedi.»
Belli bir günün sabahında erkenden İsa, Yakub'un yaptığı ve oğlu Yusuf'a verdiği kuyuya yaklaştı. Seyahat nedeniyle yorgun düşen İsa havarilerini yiyecek satın almaları için şehre gönderdi. Kendi de kuyunun yanına, bir kuyu taşının üstüne oturdu. Ve, bir de ne görsün, Samiriyeli bir kadın su çekmek için kuyuya gelmiyor mu!
İsa kadına dedi: «İçmek için bana (su) ver!» Kadın cevapladı: «Şimdi, sen bir İbrani olarak, ben Samiriyeli bir kadından içecek istemeye utanmıyor musun?»
İsa cevap verdi: «Ey kadın, senden içecek isteyenin kim olduğunu bilsen, belki de sen ondan içecek isterdin.»
Kadın karşılık verdi: «Şimdi, kuyu derinken ve senin de su çekecek ne kovan, ne de ipin olmadığını görüp dururken, bana nasıl içmek için (su) verecekmişsin?»
İsa cevap verdi: «Ey kadın, kim bu kuyunun suyundan içerse, susuzluk ona yine gelir, fakat, kim benim verdiğim sudan içerse, artık bir daha susamaz; ama (bunu) susuz olanlara içmek için verirler, o kadar ki, sonsuz hayata ererler.»
O zaman, kadın dedi: «Ey Rab, bana bu suyundan ver.»
İsa cevap verdi: «Git, kocanı çağır, ikinize de içmeniz için vereceğim.»
Kadın dedi: «Benim kocam yok.»
İsa karşılık verdi: «Peki, doğruyu söyledin, çünkü senin beş kocan oldu, şimdiki ise kocan değildir.»
Kadın bunu duyunca şaşırdı ve dedi: «Rab, anlıyorum ki, sen bir peygambersin; bu nedenle söyle bana, yalvarırım: İbraniler, Kudüs'te Siyon dağı üzerinde, Süleyman'ın yaptırdığı mabette ibadet ederler ve derler ki, bir başka yerde değil (ancak) orada (insanlar) Allah'ın rahmet ve bereketini bulurlar. Ve, halkımız (ise) bu dağlar üzerinde ibadet eder ve derler ki, ibadet yalnızca Samiriye dağlarında yapılmalıdır. (Bu durumda) gerçek ibadet edenler kimler olmuş oluyor?»