Arius Deklarasyonu[1]
Arius ve İskenderiye'de Hristiyanlık Tartışmalarının Ortaya Çıkması
David Miano — La Jolla, California
"Biz, değiştirilemeyen Tek Doğmamış, Tek Sonsuz, Tek Ebedi, Tek Gerçek, Tek Ölümsüz, Tek Bilge, Tek Makbul, Tek Hakim, Hüküm ve Şefkate Sahip Tek Hakim Olan Tek Bir Tanrı'ya inanırız. Tek doğmuş olanı yaratan, bu Kanunun ve Peygamberlerin ve Yeni Kutsal Kitap'ın Tanrısıdır."
Efsaneye göre, İskenderiye'ye Hıristiyanlığı ilk getiren kişi, Pavlus'a seyahatlerinden birinde eşlik eden John Mark'dır (Eusebius II, 16). Öte yandan, bu şehirdeki Hıristiyan topluluklarına dair kesin kanıtlar ikinci yüzyılda ortaya çıkmaktadır. Burada bulunan Hıristiyan topluluklarının sayıları dördüncü yüzyıla kadar nispeten az olsa da, güçleri yabana atılmamalıdır. Akdeniz dünyasının en büyük şehirlerinden biri olan ve farklı kültürel ve dini gelenekleri barındıran İskenderiye, Hıristiyanlıktan önce bile düşünce ve felsefe araştırmalarıyla bilinmektedir. Bu sebeple, Hıristiyan örgütlerinin bu bölgede de girişimlerde bulunmaları şaşırtıcı değildir. Aralarında Clement ve Origen'in de bulunduğu, İskenderiye'de yaşayan bazı Hıristiyan liderler, kendilerini felsefe öğrencileri olarak adlandırmışlardır. Kutsal Kitap anlayışına olan mecazi yaklaşımları, kutsal yazıtların daha yalın yorumlanmasını savunan Antakya'daki Hıristiyanlık öğretmenleri ile aralarının açılmasına sebep olmuştur.
Dördüncü yüzyıla kadar, İsa'nın doğasının Tanrı ile olan ilişkisi yönünde bazı fikirler ortaya atılmıştır. Bazılarının Tanrı ve Oğul ile ilgili düşüncelerini ortaya koymada acele etmelerinden dolayı ise, bu konularda çatışmalar baş göstermiştir. Yazıtlarda yer alan ve İsa'yı kasteden "Tanrı'nın Oğlu", "Hz. İsa" ve "Tanrı'nın Sureti" gibi ifadeler sıkça kullanılmış, ve bu ifadeler genelleme içermeleri sebebiyle tepki çekmemiştir.
"Tanrı" (theos) ifadesinin Hıristiyanlıktaki anlamı bile, bazılarının her şeye kadir olan anlamında yorumladığı, diğerlerinin ise basit olarak güçlü bir ruha ve ilahi bir varlığa atıfta bulunduğunu düşünmeleri sebebiyle belirsizlik arz etmektedir. Yıllar boyunca bu belirsiz dilin kullanılması, ciddi dinsel çatışmalara yol açmamakla birlikte, Kilise çevresinde Hıristiyanlıkla ilgili farklı anlayışların gelişmesi ve yer edinmesine sebep olmuştur.
Bir anda, konu ile ilgili olarak ilk ortaya atılan düşünceden farklı fikirler ortaya çıkmıştır. Söz konusu yorumların Havarilerin anlayışlarını yansıttığı yönünde tartışmalar ortaya çıkmıştır. Çok geçmeden, tüm Hıristiyan dünyası kendini bu tartışmanın içinde bulmuştur (Konstantin'in Hayatı II, 61-2).
Bu çekişmenin tam ortasında ise, iki eski arkadaş olan Arius ve Alexandre bulunmaktadır. Alexandre, piskopos veya İskenderiye şehrinin yöneticisidir. İskenderiye Hıristiyanları Alexandre'in konumuna o kadar saygı duymaktadırlar ki, "papa" ismi, Roma piskoposunun bu onura erişmesinden bile önce, Alexandre için etkin bir şekilde kullanılmaya başlanmıştır (Williams 42). Arius ise, şehirdeki Baucalis cemaatinin başındaki papazdır. Epiphanius'a göre, alışılmadık derecede uzun, kısa bir pelerin ve papaz kıyafeti giyen, ve hoş bir konuşma tarzı olan biridir (LXIX, 3:1).
Bu tartışmanın isabet ettiği tarih, geleneksel olarak 318 olarak bilinmektedir. Öte yandan, bugün Anthanasius'un mektubunun 356'da değil, 361'de yazıldığı bilinmektedir. Bu sebeple, Arius ve yandaşlarının kâfir ilan edildikleri dönemde, sadece 325 yılında kurulmuş olan Nicea (İznik Konsülü) konseyinden bahsedilebilir.
Bu zaman zarfında, Arius'un diğer papazların doğru bulmadığı bir doktrini savunduğu Alexandre'in dikkatini çekmiştir. Alexandre, zaman kaybetmeden Arius'u çağırtmış ve konu ile ilgili olarak sorgulamıştır. Arius ise konuyu açıklayarak kendi konumunu savunmuştur.
Arius ve 13 Din Adamının Mektubu
Kutsal papamız ve piskoposumuz Alexandre'e. Hazreti İsa'nın birliğindeki papazlar ve diyakozlar saygılarını sunar.
Atalarımızdan miras kalan ve siz kutsal papamızdan öğrenmiş olduğumuz inancımız şudur: Biz, değiştirilemeyen Tek Doğmamış, Tek Sonsuz, Tek Ebedi, Tek Gerçek, Tek Ölümsüz, Tek Bilge, Tek Makbul, Tek Hakim, Hüküm ve Şefkate Sahip Tek Hakim Olan Tek Bir Tanrı'ya inanırız. Tek doğmuş olanı yaratan, bu Kanunun ve Peygamberlerin ve Yeni Kutsal Kitap'ın Tanrısıdır. Ebed ve Ezelin Oğlu ile, zamanı ve diğerlerini yaratmıştır.
Böylelikle üç farklı varlık ortaya çıkmakta olup, ezeli ve ebedi olan, her şeyin sebebi olan yalnızca Tanrı'dır. Baba'nın henüz zaman var olmadan önce yarattığı Oğul ise, diğer taraftan, sadece Baba varken ve zamanın dışında yaratılmıştır.
Tanrı'ya siz kutsal papamızın sağlığı için dua ediyoruz. Papazlar Arius, Aeithales, Achillas, Carpones, Sarmatas, Arius; Diyakozlar Euzoeus, Lucius, Julius, Menas, Helladius, Gaius; Pentapolis, Libya piskoposları
(DeSynodis §16; Epiphanius LXIX, 7:2-8:5)
Alexandre, otoritesinin Arius tarafından göz ardı edilmesini hoş karşılamamıştır. Arius'a karşı düşmanlığı gün geçtikçe artmış ve sonunda bir oturum esasında Arius ve yandaşlarının aforoz edilmesi ve Arius'un İskenderiye'den sürülmesine karar vermiştir.
Şaşırtıcı olarak, basit bir destekten daha fazlasına ulaşmışlardır. Özellikle Caesarea piskoposu Eusebius Pamphilus olmak üzere, çok sayıda piskopos Arius ile hem fikir olduğunu bildirmiştir. Düşüncesini tekrar gözden geçirmesi için Alexandre'e mektup yağmaya başlamıştır.
Bu arada, düşmanı Licinius'u yenmiş (Eylül 324) ve Roma imparatorluğunun doğu bölgelerinin kontrolünü eline almış olan Roma İmparatoru Konstantin, İskenderiye'ye ilk imparatorluk ziyaretini gerçekleştirmek üzere yoldadır. Maalesef, Konstantin'in mektubu çok geç gelmiştir. Mektup İskenderiye'ye geldiğinde, Arius ve yandaşlarının aforoz edilmeleri çoktan gerçekleşmiştir.
Bibliyografi
Ancient Works Cited
Athanasius. De Synodis in Nicene and Post-Nicene Fathers IV; trans. A. Robertson, pp. 448-480, 1891.
Epiphanius. Panarion. trans. F. Williams; Leiden: E.J. Brill, 1994.
Eusebius Pamphilus. Ecclesiastical History in Nicene and Post-Nicene Fathers I; trans. A.C. McGiffert, pp. 81-387, 1890.
Sozomen. Ecclesiastical History. London: Samuel Bagster and Sons, 1846.
Theodoret. Ecclesiastical History. London: Samuel Bagster and Sons, 1843.
Modern Works Cited
Barnes, Timothy. Constantine and Eusebius. Cambridge: Harvard UP, 1981.
Hanson, R.P.C. The Search for the Christian Doctrine of God. Edinburgh: T & T Clark, 1988.
Luibheid, Colm. The Council of Nicaea. Galway: Galway UP, 1982.
Williams, Rowan. Arius: Heresy and Tradition. London: Darton, Longman and Todd, 1987.
[1] David Miano, "Arius and the Emergence of the Christological Debates in Alexandria," La Jolla, California. Birincil kaynaklar: Athanasius, De Synodis §16; Epiphanius, Panarion LXIX; Sozomen, Ecclesiastical History I, 15; Eusebius Pamphilus, Ecclesiastical History II, 16. Arius ve on üç ortak imzacının deklarasyonu Athanasius'un De Synodis'inde ve Epiphanius'un Panarion LXIX, 7:2–8:5'inde korunmuştur.