Barnabas İncili
EN
BelgelerTarihi Belgeler

Bölüm 105 —

2 dk okumaİncil metni

Allah'ın Büyüklüğü ve Ruhun Mahiyeti.

«Allah Öylesine ölçümlenemezdir ki, O'nu anlatmaktan titriyorum. Ama, sizin için bir girişimde bulunmam gerekiyor. Size diyorum ki, gökler dokuz (tanedir) ve birbirlerine olan uzaklığı, birinci göğün yerle olan uzaklığı kadardır. Bu da yerden beşyüz yıllık bir yolculuk uzaklığındadır. Bu bakımdan, yer en yüksek gökten dörtbinbeşyüz yıllık bir yolculuk uzaklığında (olmakta) dır. Size diyorum ki, yine (yer) birince göğe oranla bir iğnenin ucu gibidir. Birinci gök aynı şekilde İkinciye oranla bir nokta gibidir ve bunun gibi tüm gökler bir sonrakinden daha küçüktür Fakat tüm göklerle birlikte yerin tüm büyüklüğü, Cennet'e oranla bir nokta gibidir, olmadı, bir kum taneciği gibidir. Bu büyüklük ölçülemez değil midir?»
Havariler cevap verdiler: «Evet, mutlaka.»
O zaman, İsa dedi: «Ruhumun huzurunda durduğu Allah sağ ve diridir ki, Allah'ın (Arşı?) önünde Kâinat bir kum taneciği kadar küçüktür. Ve Allah('ın Arşı?) Kâinat'tan, tüm gökleri, Cennet'i ve daha başka şeyleri doldurmak için gidecek kum taneleri sayısınca büyüktür. Şimdi, bakın bakalım; Allah, yeryüzü üzerinde küçük bir çamur parçası olan insanla herhangi bir şekilde oranlanabilir mi? öyleyse, dikkat edin de eğer ebedî hayatı elde etmek istiyorsanız, çıplak kelimelere değil, anlama bakın.»
Havariler karşılık verdiler: «Yalnızca Allah bilebilir kendini ve (durum) gerçekte İşaya peygamberin dediği gibidir: "O, insan duyularından gizlidir."
İsa cevap verdi: "Evet, böylesi doğrudur; bu bakımdan, Cennet'te olduğumuzda, burada kişinin bir damla tuzlu sudan denizi tanıdığı gibi, biz de Allah'ı tanıyacağız."
«Dersime dönecek olursam, size diyorum ki, insan yalnızca günahı için ağlamalıdır. Çünkü, günah işlemekle insan Yaratıcı'sını bir yana iter. Ya, eğlencelere ve ziyafetlere gidip duran insan nasıl ağlayacaktır? Bu ateş çıkaracakmış gibi ağlayacaktır o! Eğer nefisleriniz üzerinde hakimiyetiniz varsa, ziyafetleri oruca çevirmelisiniz. Çünkü böyle bir hakimiyete sahiptir Allah'ımız.»
Teddeus dedi: «Öyleyse madem, Allah'ın üzerinde hakimiyeti bulunan nefsi vardır.» İsa cevap verdi: «Yine mi geriye dönüp, "Allah'ın bunu vardır", "Allah böyledir" gibi (sözler) söylemek? Deyin bana, insanın nefsi var mıdır?»
«Evet» (diye) cevap verdi havariler.
İsa dedi: «Bir insan bulunabilir mi ki, içinde hayat olsun da nefsi çalışmasın?»
«Hayır» dedi havariler.
«Siz kendinizi aldatıyorsunuz» dedi İsa, «çünkü, kör, sağır, dilsiz ve kötürüm insan için nefis nerdedir? Ya, bir insan bayıldığı zaman?»
O zaman havariler şaşırdılar; İsa yine dedi: «İnsanı meydana getiren üç şey vardır; her biri kendi başına ayrı üç şey: Ruh, nefis ve ceset. Allah'ımız ruhu ve bedeni duyduğunuz gibi yaratmıştır, ama nefsi nasıl yarattığını henüz işitmediniz. Bu bakımdan, yarın inşallah size hepsini anlatacağım.»
Ve, İsa böyle deyip Allah'a şükretti ve halkımızın kurtuluşu için dua etti, hepimiz de «Amin» dedik.