Barnabas İncili
EN
BelgelerTarihi Belgeler

Bölüm 20 —

1 dk okumaİncil metni

Denizdeki Fırtına ve Nasıra.

İsa Galile denizine gitti ve bir gemiye binerek Nasıra'ya doğru yola çıktı. Bu sırada denizde büyük bir fırtına başladı. O kadar ki, gemi nerede ise batacaktı. Ve İsa geminin pruvasında uyuyordu. Havariler yanına yaklaşarak uyardılar. «Ey muallim, kurtar kendini, helak oluyoruz!» Ters taraftan esen kuvvetli rüzgâr ve denizin kükremesi nedeniyle büyük bir korkuya kapılmışlardı. İsa uyandı ve gözlerini gök yüzüne dikerek dedi: «Ey Elohim Sabao (Çoğul kipi, orjinal dilde saygı ifadesi olarak kullanılmaktadır, türkçedeki 'Siz' gibi), kullarına merhamet et.» İsa bunu demişti ki, birden rüzgâr durdu ve deniz sakinleşti. Bunun üzerine denizciler korkuya kapılarak dediler: «Kimdir bu, deniz ve rüzgâr kendisine itaat ediyor?» Nasıra kentine gelince denizciler, İsa ne yaptıysa hepsini yaydılar. Bunun üzerine İsa'nın kaldığı evin çevresine şehirde oturanların hemen hemen hepsi yığıldı. Ve yazıcılarla fakihler kendilerini O'na takdim ederek dediler: «Denizde ve Yahudiye'de yaptıklarını işittik; bu nedenle burada kendi memleketinde de bize bazı işaretler (ayetler) göster.» İsa cevap verdi: «Bu imansız nesil bir işaret ister, fakat bu onlara gösterilmeyecek. Çünkü hiçbir peygamber kendi memleketinde kabul görmez. İlya zamanında Yahudiye'de pek çok dullar vardı. Fakat emzirilmesi için hiçbirine gönderilmedi. Saydalı bir dula (gönderildi). Elişa zamanında ise Yahudiye'de pek çok cüzzalı vardı. Ama, yalnız Suriyeli Naaman temizlendi.»
Bunun üzerine şehir halkı kızarak O'nu yakaladılar ve aşağıya atmak için bir uçurumun tepesine götürdüler, fakat İsa aralarından geçip giderek onlardan ayrıldı.